|
YÖK Başkanı yeni formülü açıkladı
Kategori: EÄŸitimEklenme Tarihi: Ara 17th, 2009Ekleyen: adminDanıştay’ın iptal kararından sonra katsayı sorunun çözüme kavuÅŸturmak amacıyla yeni formülü açıklamak üzere toplanan YÖK’ün Genel kurulu sona erdi. YÖK BaÅŸkanı Özcan gelinen durumla ilgili açıklama yaptı. YÖK Genel Kurulu, üniversiteye giriÅŸ sınavında adaylara ”farklı katsayı” uygulanmasını kararlaÅŸtırdı. Bu çerçevede adayların, puanları hesaplanırken kendi alanıyla ilgili program tercihinde Ağırlıklı Ortaöğretim BaÅŸarı Puanları (AOBP) 0.15, alan dışı tercihte 0.13 ile çarpılacak. Üniversiteye giriÅŸ için yapılacak birinci ve ikinci aÅŸama sınavlarında Türkiye genelinde ilk bine giren adaylara lise türü gözetilmeksizin yüksek olan katsayı (0.15) uygulanacak. YÖK Genel Kurulu’nun bugünkü toplantısının ardından alınan kararları, YÖK BaÅŸkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan açıkladı. Özcan, açıklamasında ÅŸunları kaydetti: ”YÖK Genel Kurulu’nun 21 Temmuz 2009 tarihinde aldığı karardaki 3,4 ve 5. maddeleri hakkında Danıştay 8. Dairesi tarafından yürütmenin durdurulması kararı verilmesi üzerine ortaya çıkan hukuki boÅŸluÄŸun doldurulması zorunluluÄŸu karşısında herhangi bir karışıklık olmaması için 3,4 ve 5. maddeler kaldırılmıştır. Yükseköğretime GeçiÅŸ Sınavı (YGS) puanlarıyla yerleÅŸtirme yapılan programlar ile Lisans YerleÅŸtirme Programı (LYS) puanları esas alınarak, yerleÅŸtirme yapılan programlarda ilgili AOBP adayın kendi alanında bir programı tercih etmesi halinde 0.15, alanı dışında tercih yapması halinde 0.13 ile çarpılır. Ortaya çıkan sayının sınav sonucuna eklenmesi suretiyle bu aÅŸamadaki yerleÅŸtirmeye esas olacak puan belirlenir. Adaylardan öğretmen lisesi ve meslek lisesi mezunu olanların sınavsız kayıt hakkı olanlar dışında kendi alanlarındaki programları tercih etmeleri halinde ilgili AOBP’lerinin 0.05 ile çarpımı sonucunda bulunan puan, diÄŸer puanlarına ayrıca eklenir. Meslek Yüksekokullarının sınavsız geçiÅŸten boÅŸ kalan kontenjanlarına, açıköğretim programlarına ve meslek liselerinin devamı niteliÄŸindeki lisans programlarına YGS puanları esas alınarak yerleÅŸtirme yapılır. Sınavsız geçiÅŸ dışındaki önlisans ve açıköğretim programlarını tercih edebilmek için en az 140 YGS puanı gerekir. YGS puan türlerinden en az birinden 180 puan alan adaylar, LYS sınavlarından istediklerine girme hakkı kazanırlar. Lisans programlarını tercih edebilmek için ilgili puan türünde en az 180 puan almak gerekir. YGS ile LYS sonucu oluÅŸan her puan türünde Türkiye genelinde ilk bin kiÅŸi arasına giren adayların yerleÅŸtirme puanı hesaplanırken AOBP’lerinde tercih edeceÄŸi bütün programlar için alan içi katsayı deÄŸeri (0.15) kullanılır.” YÖK BaÅŸkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, katsayı farkı belirlenirken Danıştay kararında belirtilen ”yönlendirme” ve Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen ”ölçülülük” ilkelerinin esas alındığını söyledi. Özcan, YÖK Genel Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, 1998 yılında üniversiteye giriÅŸ sisteminde esaslı bir deÄŸiÅŸikliÄŸe gidildiÄŸini anımsatarak, ”1999 yılına kadar ortaöğretim müfredatının tamamına dayalı bilgi ölçmeye yönelik bir sınav sistemi uygulanıyorken, bu deÄŸiÅŸiklikle sınav sistemi ilköğretimin tamamı ile ortaöğretim kurumlarının birinci sınıflarında okutulan ortak derslerden edinilen bilgiye dayalı bir yetenek sınavına dönüştürülmüştür” dedi. Ortaöğretimin diÄŸer sınıflarında okutulan derslerdeki baÅŸarının ve ortaöğretimdeki alanlardan yükseköğretime yönlendirmenin ise katsayı uygulamasıyla saÄŸlanmaya çalışıldığını anlatan Özcan, ”Ancak bu uygulama öğrencilerin yetenek sınavına odaklanmasına yol açmış ve ortaöğretimin diÄŸer sınıflarındaki derslere ilgiyi azaltmıştır. Bu durum da öğrencilerin yükseköğretime daha az donanımla gelmeleri sonucu doÄŸurmuÅŸtur” diye konuÅŸtu. Bu olumsuzlukları gidermek amacıyla 2005 yılında yetenek sınavının yanında ortaöğretim müfredatının tüm derslerinde verilen bilgiyi ölçmeyi amaçlayan yeni bir sınav sistemine geçildiÄŸini dile getiren Özcan, 2009 yılında ise bu sistemin daha da geliÅŸtirildiÄŸini ve sınavın iki aÅŸamalı hale getirildiÄŸini anlattı. Bilgi ölçmeyi amaçlayan bu sistemde her bir alana iliÅŸkin soru sayılarının artırıldığını belirten Özcan, farklı puan türleri oluÅŸturularak, öğrencilerin belirli alanlara yönlendirilmelerinin ve daha donanımlı olarak yükseköğretim programlarına yerleÅŸtirilmelerinin amaçlandığını kaydetti. Özcan, 1999-2008 döneminde uygulanan sınav sistemlerinde ”adayların ortaöğretimden kazandığı alan bilgileriyle tam örtüşmeyen, aynı puan türü içinde deÄŸerlendirilen ama farklı yeterlilikler gerektiren programlara yerleÅŸtirme yapıldığını” söyleyerek, ”Artık 2010 yılında uygulanacak olan yeni sistem ile her programın gereksinim duyduÄŸu yeterlilikler esas alınmıştır. Böylece yeni yerleÅŸtirme sistemiyle öğrenciler doÄŸal olarak, ortaöğretimdeki alan ve kazanımları doÄŸrultusunda yükseköğretim programlarına yerleÅŸme imkanına kavuÅŸmuÅŸlardır” dedi. Yükseköğretime giriÅŸ sınav sisteminde 1999-2009 döneminde ortaya çıkan bu geliÅŸmelerin 1998 yılında alınan kararla oluÅŸturulan katsayı sisteminin 2010 yılı itibarıyla uygulanmasını imkansız hale getirdiÄŸini ifade eden Özcan, YÖK’ün 21 Temmuz 2009 tarihindeki 1266 sayılı kararının bu gerekçeyle alındığını söyledi. Özcan, Danıştay’ın, söz konusu kararın katsayıya iliÅŸkin düzenlemelerinin yürütmesini durdurduÄŸunu hatırlatarak, Danıştay kararı nedeniyle oluÅŸan hukuki boÅŸluÄŸu gidermek amacıyla yeni bir karar alınması gereÄŸinin ortaya çıktığına dikkati çekti. Yeni düzenleme yapılırken, yargı kararının gerekçelerinin irdelendiÄŸini belirten Özcan, Anayasa’nın 2, 5, 12, 13 ve 42. maddelerinin, 1739 sayılı Milli EÄŸitim Temel Kanunu’nun ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ilgili hükümleriyle yükseköğretime giriÅŸ sınav sistemindeki geliÅŸmelerin bir bütün halinde ve karşılaÅŸtırmalı olarak deÄŸerlendirildiÄŸini vurguladı. Özcan, şöyle devam etti: ”Bu doÄŸrultuda her ne kadar iki aÅŸamalı yeni sınav sisteminde sınav soruları ve puan türleri yoluyla yönlendirme yapılıyor ise de Danıştay kararı uyarınca, bu yönlendirmenin farklı katsayı uygulamasıyla desteklenmesi yoluna gidilmiÅŸtir. Katsayı farkı belirlenirken, Danıştay kararında belirtilen ‘yönlendirme’ ve Anayasamızın 13. maddesinde belirtilen ‘ölçülülük’ ilkesi esas alınmıştır. Nitekim Anayasa’nın 13. maddesinde ortaya konulan ölçülülük ilkesi esas olarak bireyin temel haklarını devlete karşı korumayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede yönlendirme amacıyla getirilen sınırlama, hiçbir zaman bireyin yükseköğretim hakkını ortadan kaldırmamalı. Sadece istediÄŸi takdirde beklenebilecek makul seviyede bir gayretle bu sınırlamayı aÅŸabilmesine imkan vermelidir. Tersine bir uygulama hem yönlendirme hem de ölçülülük ilkesinin amaçladığı sınırları aÅŸan, bireyi katlamayacağı bir sorumluluk altına sokarak, Anayasa’nın beÅŸinci maddesinde güvence altına alınan bireyin maddi ve manevi varlığının geliÅŸmesini engelleyecek bir niteliÄŸe dönüşebilecektir. Bu temel ilke ve yaklaşım, farklı katsayıların belirlenmesinde ölçüt olarak alınmıştır.” YÖK yetkilileri, 0.15 ve 0.13 olarak belirlenen kat sayılar arasındaki farkın ‘’sembolik” olmadığını bildirdi. AA muhabirinin sorularını yanıtlayan YÖK yetkilileri, YÖK Genel Kurulu Toplantısı’nda, adayların kendi alanlarıyla ilgili bir yüksek öğretim programını tercih etmeleri halinde Ağırlıklı Ortaöğretim BaÅŸarı Puanlarının (AÖBP) 0.15, kendi alanları dışında bir yüksek öğretim programını tercih etmeleri halinde ise 0.13 ile çarpılacağı yönünde karar alındığına iÅŸaret etti. Bu iki katsayı arasındaki farkın ‘’sembolik” olmadığını söyleyen yetkililer, farkın ortalama 10 puana denk geldiÄŸini kaydetti. Yetkililer, bu 10 puanın da ortalama 8 soru çözülerek alınabileceÄŸini ifade etti. Öte yandan, bugün gerçekleÅŸtirilen YÖK Genel Kurulu Toplantısı sürerken Öğrenci Seçme ve YerleÅŸtirme Merkezi (ÖSYM) BaÅŸkanı Prof. Dr. Ünal YarımaÄŸan da YÖK’e geldi. YarımaÄŸan, toplantının ardındın YÖK’ten ayrılırken gazetecilerin soruları üzerine, toplantıya katılmadığını ancak teknik bazı konularda kendisine görüş sorduklarını kaydetti. Ünal YarımaÄŸan, gazetecilerin ”Alınan kararlardan memnun musunuz?” sorusuna, ”memnunum” karşılığını verdi. YarımaÄŸan, sınav takviminin de daha önce planlandığı ÅŸekilde uygulanacağını, herhangi bir deÄŸiÅŸiklik olmayacağını bildirdi. 1775 | |