Saadet Partisi (SP) Genel Başkan Yardımcısı ve Eski Çorum Belediye Başkanı Prof. Dr. Arif Ersoy, Çarşamba Saadet Partisi İlçe Binası’nda partililere konferans verdi.
Konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren Saadet Partisi (SP) Çarşamba İlçe Başkanı İdris Çakır, “Dengelerin değiştiği dünyada dedelerimizin, atalarımızın bize bıraktığı mirası koruyacağız ve bu ülkeyi hak ettiği yere getireceğiz. Sizlerinde çalışmaları ile tekrar parlamentoya gireceğimize, iktidara geleceğimize inanıyoruz. Biz bu topraklara gönül verdik, biz bu topraklarda yaşayan tüm insanlarımızı sevdik ve bütün insanlarımıza hak ettiği yaşamı sağlayacağız” dedi.
Çarşamba Saadet Partisi (SP) İlçe Binası’nda partililere seslenen Ersoy. “Bizi böyle kutsal bir dava ve amaç için bir araya getiren Allah’a hamd ediyoruz. Bize yaradılış tarihimizi öğreten yeryüzünün imar ve ıslahında yol gösteren bütün peygamberlere ve peygamberlerin sonuncusu olan Hz. Muhammed’e selam olsun. Sizler benim anlattıklarımı biliyorsunuz, inanıyorsunuz ve onun için buraya geldiniz. Ama bizler öyle bir noktaya geldik ki bunu evinizdeki insanlara, tanıdıklarınıza anlatmak zorundasınız. Öncelikle biz siyasi bir parti değiliz, servet ve makam peşinde değiliz, bizim siyasetimiz yeryüzünü insanlara faydalı hale getirmek siyasetidir. Milli görüş; milletimizin ortak dünya görüşü ve değer ölçüleridir. Her insanın düşüncesini inancı belirler. Neye inanıyorsa öyle düşünür. Bizim milletimiz adalete inanan Müslüman bir millettir. Milli görüş, yabancı bir görüş değildir. Hans’ın yada George’un düşüncesi değildir, bu görüş bizim kendi düşüncemizdir. Bizim partimizin diğer partilerden bir farkımız da budur. Onlar elbette Müslümanlar fakat gittikleri yol, yol değildir. Bu ülkede yaşıyorlar, bu milletten oy alıyorlar, ama yabancılardan emir alıyorlar. Bir insan kendi düşüncelerini kendi evinde uygulayamıyorsa o ev o insanın evi olmaz. Bir ülkede uygulanan
sistem halkın kendi iradesine dayanıyorsa o sistem milli sistemdir. Fakat o sistem yabancılardan alınan emirlerle yapılıyorsa o ülkede demokrasi yoktur. Bizim amacımız hak ve adalete dayalı bir demokratik sistem kurmaktır. Bugün ülkeyi yöneten arkadaşlar da bizim arkadaşlarımız fakat şuan da bu ülkede uygulanan sistem milletimizin sistemi değildir. Bu sistemi bu ülkeye getirenler 54. Erbakan hükümetini hile ve yalanlarla bitirdiler. Ülkeyi karıştırdılar, tehlikeler geliyor dediler, milletin sakalından saçından insanları korkuttular. AK Parti döneminde ve daha önceki dönemlerde satılan o kadar fabrikanın değeri 50 milyar dolar, milleti bu kadar büyük bir zarara uğrattı bunlar. Bunların yüzünden ekonomi durma noktasına geldi. Dışardan bir adam getirdiler ekonomiyi düzeltmesi için. Kimdi bu adam? Bu adam Kemal Derviş’ten başkası değildi. Bu adamı bu ülkeye ekonomiyi düzeltmesi için getirdiler, fakat bu adamın ekonomiyi düzeltmek için bizlere uygulattığı program ekonomiyi tamamen bitirmek için planlanmış bir programdı. Eskiden devletin borcu vardır sadece, şuan da 2010 yılı sonu itibariyle bu borç toplam 540 milyar dolar. Şuanda insanlara sadece IMF’ye olan borç insanlara söyleniyor. Bu ülkenin başka borcu yokmuş gibi göstererek insanların gözlerini boyamaya çalışıyorlar. Herkesi borçlandırıyorlar. TOKİ’yi kurdular benim belediyecilik yaptığım dönemde 20 bin dolara yaptığım evleri, şimdi onlar 65 bin dolara satıyorlar. Bu insanların insanları sömürmekten başka hiçbir amaçları yok. Çözüm üretemiyorlar bunun yerine horoz dövüşleri yapıyorlar. Gidip CHP’ye MHP ile seçimlerde birleşin ki hükümete bir daha ki dönemde AK Parti iktidar olmasın diyorlar, ondan sonra çıkıp bunlar sizi mahvedecek deyip insanları korkutarak insanların oylarını almak istiyorlar. Bu ülkeyi soyanlar milletin ödediği vergilerin yüzde 8′inin millete geri dönmesini sağlıyorlar geri kalan kısmını ise yerli ve yabancı haramilere veriyorlar. Sonrada meydanlara çıkıp başka çare yok diyorlar. Hem halka zulmediyorlar hem de aynı halka zulmetmekten başka çareleri olmadığını söylüyorlar. Biz diyoruz ki, çaresiz değilsiniz, çözümü olmayan şey yoktur. Çare bizim görüşümüzde. Zamanında Osmanlı Devleti’ni bölenler şimdi de bu devleti bölmeye çalışıyorlar.
Ama bizim görüşümüz, bizim kalkınma planlarımız, bizim siyasetimiz bu insanlara karşı duracak. Gelsinler karşımıza reel politika ve siyaset yapalım. Amerika olmadan olmaz diyorlar, ama biz Amerikasız yapacağız. Biz herkesi kucaklıyoruz, herkesi kabul ediyoruz. Biz bu ülkeyi adaletle yönetilen, herkesin eşit olduğu yaşanabilir bir Türkiye yapacağız. Zamanında bu ülkenin önünde engeller olmasa idi, bazı ülkeler bu ülkenin ilerlemesini durdurmasa idi bu ülke şuan dünyanın en büyük ülkelerinden biri olacaktı, ama bunu istemeyenler bunun olmasına da mani oldular” dedi.
Arif Ersoy, Necmettin Erbakan’la ilgili bir anısınıda şu şekilde anlattı:
“Hocamız Konya’dan bağımsız olduğu dönemde bende İlahiyat Fakültesi’nde öğrenciydim. Konya’ya gelen Erbakan’ı karşılamaya gittiğimizde kim olduğunu tespit edemediğimiz birisi ‘Başbakan Erbakan’ diye bağırdı, bir başkası olsa buna inanmazdı, ama Hocamız başbakan oldu.”
Konferansa Saadet Partisi Samsun İl Başkanı Av. Hasan Bayram Var, Saadet Partisi Çarşamba İlçe Başkanı İdris Çakır ve çok sayıda Saadet Partili vatandaş katıldı.
Konuşmanın ardından partililerle bir süre sohbet eden Ersoy, daha sonra parti binasından ayrıldı.



Sosyal Etiketler: