Efendim rivayet odur ki bugünkü Moğolistan ve Çin’in batısında Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan Cumhuriyetleri’nin olduğu bölgelerde yaşayan kavimler geçimlerini göçebe hayvancılıkla temin ederlermiş. Derken nüfus artmış, kuraklık olmuş, üstüne üstelik Moğolistan’da Cengiz Han diye biri türemiş. Adam zalim mi zalimmiş. Önüne kattığını kovalamaya başlamış.
İşte efendim bu kavimler ana yön olarak batıya doğru kaçmışlar. Bu kaçanlardan bir kısmı kendilerine tür diyorlarmış. Bunlar göçebe düzen anadoluya kadar gelmişler. Bir kısmı Hindistan’a gitmiş. Bugün Macaristan, Bulgaristan, Kırım, Anadolu, İran, Kafkasya, Azerbaycan, Ön Asya hatta Mısır bu göçlerden etkilenmiş. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine…
Rivayet budur. Elli yıl önce bizim Almanya diye bildiğimiz (Niye öyle biliyorsak onu da anlamış değilim. Almanlar ülkelerine Deutschland derler, Avrupa’da da böyle bilinir. İngilizler german derler. Bize kim böyle fısıldamış anlamadım.)
Efendim ikinci dünya savaşında bu almanlar yedi düvele karşı savaşmışlar. Çok zayiat vermişler. Adamlarda fabrikada çalışacak işçi kalmamış. Kadınları çalıştırmaya devam etmişler. Gene yetmemiş.
Düşünsenize ne günler iş var çalışacak işçi yok. Eh bizde de adam çok çalışılacak fabrika yok. fabrikalar buraya gelemeyeceğine göre işçiler “Alamanya” ya gitmişler.
Ülkeye muhtelif ülkelerden ihtiyaç sebebi ile işçi almışlar. O zamanın şartlarında Türkiye, Almanya’ya en fazla göç ve işçi veren ülke olmuş. O disipline en iyi adapte olan millet olmuşlar. Hâlbuki göç edenden oranın dilini dahi bilmesi beklenmez. Bizimkilerden almanca öğretmeni bile çıkmış. Ama çok ezilmiş ve horlanmışlar. Eh onların seciyelerinde kibir ve nobranlık var ya…
Fakat oraya gidenler çocuklarını yetiştirdiler. Bugün her mesleği icra ediyorlar. Günümüzde sadece orada yaklaşık 4 milyon Türkiye asıllı yaşı-yor.
Avrupalılarda nobranlık var ya, Almanlarında en aşırı sağcıları Naziler oluyor. Bunlara faşistler, Neonaziler falan deniyor (bizdeki bir kısım aşırı sağcılara faşist denir. Demirel’de bir zamanlar “Bana sağcılar adam öldürmüyor dedirtemezsiniz” diyerek sağcıların adam öldürdüğünü belirtmişti). Bu zevat tutmuş bir kısım Türk dönercileri öldürmüş, şimdi bunun arkasında Alman devletinin bir görevlisinin de parmağının olduğu ortaya çıkmış iyi mi?
Bizim AK Parti bunu kaçırır mı? Onlar bize “gözünüzün üstünde kaşınız var, siz kara kafalısınız falan filan” diyorlardı ya başta Başbakan olmak üzere bastılar feryadı. Almanya’da Şansölye Merkel bile özür diledi; “Böyle bir şey Almanya için utanç vesilesidir” dedi. Hatta meclislerinde ayağa kalkıp ölen dönercileri yad ettiler.
Şansölye Merkel’in “utançtır” deyip kabul etmesi bile medeniyet ve cesaret göstergesidir. Almanya Şansölyesi (Başbakanı) Merkel’in savruk Güney Avrupa ile zaten başı dertte. Almanya’nın iç sıkıntısı zaten yok gibiydi şimdi uğraş bu işle düzen zenit saat gibi çalışıyor maşallah. Da savruk Avrupa’ya para yetiştiremiyorlar. Şimdi başlarına Türkiye dadandı. Almanlar da eskisi gibi “atarız sizi Almanya’dan” diyemiyorlar. Çünkü oradaki Türk nüfusunun önemli bir yüzdesi Alman vatandaşı oldular. Kendi vatandaşlarını da sınır dışı edecek değiller ya. Üstelik Alman ekonomisi için çok önemli hale geldiler.
Şimdi bizim iktidar bir zamanlar bize uygulananları, bize reva görülenlerin aynısını onlara uyguluyor. Almanya ile pazarlıkta iki hususu tekrarlayıp duruyorlar. Birincisi faşist Almanlar, Türklere uygulanan baskı ve zulümler, ikincisi ise başta Kondrad Adenauer olmak üzere Alman vakıfları. Alman vakıflarının faaliyetleri, PKK’ya yardımları veya yardım ettikleri iddiaları uluslar arası pazarlıkta koz olarak kullanılıyor.
Geçenlerde bir televizyon programında seyrettim. Konuşmacıyı şimdi hatırlamıyorum, ilginç şeyler söylemişti. Malum Almanya’ya giden Türkler o toplumun en cahil, en fakir kesimini oluşturuyordu. Ancak çalışıp çabaladılar, çocuklarını yetiştirdiler. Orada içinde Türklerin olmadığı meslek grubu yok. Yani Türkler her mesleği icra ediyor. En baştan alalım. Adamların futbol ikonu Mesut Özil, Türk, Bundesliga’da Borussia Dortmund’da yıllarca top koşturan ve o takımı şampiyon yapan Nuri Şahin, Türk. Bunlar aysbergin (buzdağının)in görünen kısmı.
Görünmeyen kısmında yetiştirilen teknokratlar gün olacak buraya, Türkiye’ye ihraç edilecekler. İşte o zaman Almanya, Türkiye üzerinde hâkimiyet kuracakmış. İlginç bir komplo teorisi! Ancak zaten günümüzde yaşanan ve bilinen şeyler.
Almanya’nın futbolcu ihracatı ile başladılar. Bizim futbol liginin Türk kökenli oyuncularının önemli bir yüzdesi Alman kökenliler gibi başarıyı yakalayamamıştır. Bizimkiler şimdi AB’nin en tepesindeki Almanya ve Fransa ile dalaşıyor. Ötekiler zaten başlarının derdine düşmüşler. Bizim siyasi iktidarın politika üretmede üstüne yok maşallah Almanya’ya da kusur buldu. Onlarla da masaya otururken kuyruklarına basıp öyle oturuyor. Hülasa edersek bütün bunlar uluslar arası sahada siyasi malzemedir. Pastadan daha fazla pay kapmaya yarar.
Eh işte yalan dünya, ekmek için ne oyunlar oynanıyor değil mi?


