GEÇ KALMIŞ BİR YAZI ÇARŞAMBA ADLİYESİ YOK OLDU!
Kategori: YazarlarimizEklenme Tarihi: Kas 17th, 2011 Ekleyen: Metin Şahiner



Başlığın ikinci satırı için Çarşamba’da devlet yok oldu da diyebilirsiniz. Tabii sosyal olaylarda tam siyah ve tam beyaz olmadığını kabul ederek söylüyoruz bunu. Sadede gelelim.
Epey zamandır ilçede kentleşmek, kent olmak, şehirli olmaktan bahseden yazılar yazıyoruz. Bunun olabilmesi için evvela üretimin olması gerektiğini, kentin bir şey üretmediğini, kendi kendine bakamaz halde olduğunu, vaziyetin vahim olduğunu belirtmiştik. Elde avuçta kala kala zorunlu olarak bulunması gerekli olan devlet daireleri kalmış idi. Şimdi artık onları da yok ettik.
Efendim ilçenin örnek alacağı, alabileceği ve kıyaslanabileceği iki yer vardır. Birisi Samsun diğeri Ünye’dir. Samsun, il olması, nüfusunun bizim on katımız olması, hinterlandının geniş olması sebepleri ile başka bir kategoridedir. Ancak bizim için örnektir. Bizden aşırı göç alan yerdir, kıyaslanmalıdır. Ancak Ünye tam dişimize göredir. Ünyeliler, Ünye Adliyesi’ni anayola göre arka tarafına yaptılar. Bugünden öyle görünüyor, ancak bilenler bilir hali hazırdaki Samsun-Trabzon yolu deniz kenarından geçmektedir ve yetersiz kalmıştır. Bu sebeple şehrin kuzeyinden yeni yol açma çalışmaları devam ediyor. Adliye bu yeni yola göre belkide anayol kenarında kalacak. Bu adliye yapıldığında her taraf fındık tarlası idi. Yani fındık tarlalarının ortasına yapıldı. Etrafında fındık bahçelerinden başka bir şey yoktu. Adliyenin yapılışının üzerinden on sene geçti geçmedi, o fındık bahçelerinden şimdi binalar yükseliyor. Adliyenin her tarafı bina oldu. Adliye etrafının değerli hale getirdi. Etrafta yapılan binalar şehirde yeni iş alanları doğurdu.
Bizim adliyenin etrafına kim hangi binayı dikebilir bir düşünelim. Adliyenin ön tarafı ada, yeşil alan, kuzeyindeki boşluk duyduğum kadarıyla hazinenin ve bina yapılamıyor. Güney tarafı kalıyor ve duyduğum kadarı ile güney tarafı da hazineninmiş. Arka tarafının adliye ile zaten bağlantısı yok. Bu durumda adliye etrafına hiçbir değer katamıyor. İlçenin dışına çıkarak ilçenin içerisindeki hareketliliği çekmiş oldu.
Adliyenin personeli de TOKİ konutlarına taşındı, yani personelinde ilçeye katkısı kalmadı. Hatta adliyenin bina içinde yemekhanesi var. Personel buradaki öğle yemeğini beğenmezse lokantalara sipariş veriyor. Yani personelinin de geleninin de şehirle ilgisi kalmadı. En başa dönelim maliye binası öyle bir yerde ki etrafı ile ilgisi yok. Hastane öyle bir yere yapıldı ki aradan 20 yıl geçti ve hala şehirle bir bağlantısı kurulamadı. Şimdi kıyaslayalım; ilçe ile birleşebilen ve zamanla ortasında kalabilen, etrafının güzelleşmesine sebep olan (tabi yönetimi aklımızdan çıkarmıyoruz) Ünye devlet daireleri Ünye’ye canlılık, hareket katıyor. Yani bir katma değeri var. Bizimkiler ise kasabadan kayboluyor. Öbür taraftan Samsun yeni adliye binasını eski TEKEL’in arsasına yapıyor. Her ne kadar bunu doğru bulmuyorsam da (tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış) netice itibari ile adliye şehrin merkezine yapılıyor. Yani etrafında yapılaşmasını tamamlamış bir yere yapılıyor. Her ikisinin ortak yönü etraflarının Çarşamba’daki gibi yeşil alan değil bina ile dolu olması.
Adliye binasını bir örnek verdik, en son yapılmış yapı olduğu için ve şehrin işlekleştirilmiş yerinde yapayalnız bırakıldığı için. Ancak bu hemen hemen tüm yapılarda böyle oldu. Şimdi Kavakdibi mevkiinde yapılan, yakın zamanda temeli atılmış olan garip görünümlü hastanede de aynı yanlış yapılıyor. Hastanenin bir tarafı okul bir tarafı FİSKOBİRLİK depoları, arka tarafındaki fındık bahçelerine kimse bakmaz. Bir tarafında ise elden geldiğince çirkin yapılan gecekondudan bozma yapılar yükseliyor.
Nasıl oluyor bilmiyorum ancak birileri toplanıp “bu işi nasıl batırırız, nasıl verimsiz hale getiririz” diye düşünüyorlar herhalde diye düşünmekten kendimi alamıyorum.




|
|