Halide Edib`in hayatı mücadeleyle geçmiştir.Milli mücadelede en ön saflarda yer almış,kadın hakları konusunda çalışmalar, gazetecilik, öğretmenlik yapmış,1919 yılında İstanbul halkını ülkenin işgaline karşı harekete geçirmek için yaptığı konuşmalarla zihinlerde yer etmiş bir vatan perverdir.
Halide Edib, 31 yaşında tanınmış bir yazar ve eğitimci olarak,23 mayıs 1919 çarşamba günü yapılan ve yaklaşık ikiyüz bin kişinin katıldığı Sultan Ahmet mitinginde Mehmet Emin Yurdakul`un kürsiye gelen narin kadın sesinin var gücüyle şu sözleri haykırmaktadır;
“Birgün Gelecektirki daha büyük bir mahkeme,milletleri tabii haklarından mahkum bırakanları mahkum edecektir.O mahkeme,bugün bizim aleyhimize olan devletlerin fertlerinden teşekkül edecektir. Çünkü her ferdin içinde ezeli bir hak duygusu vardır ve milletleri meydana getirenlerde fertlerdir.Hükumetler düşmanımız,milletler dostumuz ve kalbimizdeki haklı isyan kuvvetimizdir. Bütün milletlerin haklarını kazanacağı gün çok uzak değildir! Ogün geldiği zaman bayraklarınızı alınız,bu maksat için canlarını veren kardeşlerimizi ziyaret ediniz.Şimdi yemin ve benimle birlikte tekrarlayın: Yüreğimizdeki mukaddes heyecan, milletlerin hakları ilan edilin-ceye kadar devam edecektir”
1882 yılının Beşiktaş’ına gidelim yani Halide`nin doğduğu yıla… Babası Mehmet Edeb Bey annesi Fatma Berifem Hanım’dır. Annesini küçük yaşta veremden kaybeder. Evde özel dersler alarak ilköğrenimini tamamlar. Babası İngiliz terbiyesiyle yetişmesini istemektedir. O nedenle yedi yaşındayken yaşı büyütülerek Üskadar Amerikan Lisesine yazdırılır, kısa bir süre sonrada Padişah’ın “Hristiyan okullarında Müslüman öğrencilerin okuyamayacağı” emri üzerine yine ev eğitimine döner…
Kolejde İngilizce ve Fransızca öğrenmeye başlayan Halide’nin, Amerikalı Jacob Abbott’un Ana adlı eseriden yaptığı çeviri 1897’de yayımlanır. 1899 yılında bu çeviri nediyle II Abdulhamit tarafında şefkat nişanıyla ödüllendirilir. Bu ödülün bir getiriside yeniden Üskadar Amerikan Koleji’ne kaydedilmesine izin çıkmasıdır. Bu okulda aldığı eğitimin yaşamında büyük etkisi olur. Okulda, Rıza Tevfik Bey’in Fransız Edebiyatı derslerine katılır ve doğu edebiyatıyla ilgilenir. 1901 yılında mezun olur. okulun mezun ettiği ilk Müslüman kız öğrenciler arasındadır.Aynı yıl ona matematikten özel ders veren Salih Zeki (ATAY) Bey ile evlenir. 1903 te ilk oğlu Ayetullah, hemen ertesi yıl ikinci oğlu Zeki Hikmetullah doğar..
Evliliği onuncu yıla yaklaşırken kocası, eve ikinci bir eş getirmek ister, sadece cahil , kimsesiz kadınların başına geldiğini sandığı bu alçaltıcı durumla karşılaşınca evini terk eder ve Salih Zeki Bey’den boşanır.Bu durum, genç kadının sağlığını bozar ve üç ay hasta yatar. Hasta yatağından daha da güçlenmiş olarak kalkar,öğretmenlik görevine ve yazarlığı yeni adıyla, Halide Edib olarak geri döner…
( Devamı yarın )


