Başbakan milli görüş gömleğini çıkardım dedi ya, yeni değil elbette; o tarihten beri gömleksiz. Besleme dediği Kıbrıs’a gitti. Bir takım, beklenen protestolara tanık olduk. Kıbrıs halkı, ülkelerine gericilik ihraç ediyor, her tarafı kumarhaneye çeviriyor diye Tayyip efendiye ve AKP hükümetine gıcık.
Ve ne görelim, Başbakan Kıbrıs’ta bir takım açılışlar da yapacakmış. Türkiye kamuoyuna otel olarak tanıtılan bir işletmenin açılışı. Bu işletme, Magosa ile Karpaz arasında, Bafra bölgesinde inşa edilmiş. Genel niteliği itibariyle tatil köyü. 616 odalı filan… 160 bin metrekare alan üzerine yayılmış. Afili bir otel yani. Ancak, otelin başka bir özelliği var ki, anlatılmaz yaşanır. Otel, aynı zamanda orta doğunun en büyük kumarhanelerinden biri olma özelliğini taşıyor. Otelin, zengin turistler için cazip yönlerinden biri de, büyük kumar salonlarının olması.
Besmeleyle aç, Sayın Başbakan. Besmeleyle aç ki, kalbi temiz olanın eline kare as gelsin. Besmeleyle aç ki, kollu makineler para kussun.
Ben bu işi anlamadım gitti. Şimdi, hem muhafazakâr olacaksın, hem de kumarhane açacaksın. Avrupa’da bir Hıristiyan demokrat, gidip kitaba ters bir iş etse, aforoz ederler adamı. Ki yapmaz ya, yapamaz… Şayet Hıristiyan demokratsa, gereğini yerine getirir, öyle davranır.
Bizim muhafazakâr Başbakan, bu hareketleriyle dünyada bir çığır açtığı gibi, bizim belleklerimizde de koca koca yaralar açıyor. Olacak iş değil… Bunlar, Gaziantep eski Belediye Başkanı Celal Doğan’ı genelev açtı diye topa tutuyorlardı. O vakit gömlekliydiler. Şimdi, gömlek mömlek kalmadı. Ondan oluyor. Gömlek gitti, demek ki muhafazakârlık da bitti.
Bu hareketinle, şeytanla işbirliği yapıyorsun. Ben demiyorum. Bakara 219, Maide 90 -91 söylüyor. Sana söylüyor, bana söylüyor, inanan herkese söylüyor. Kıbrıs’ta ne kumarhane açılmasına karşıyım, ne de kumar oynanmasına. Bizim yasalarımızda kumar yasak da ne oluyor. Engellenebiliyor mu? Millet soluğu Bulgaristan’da, Kıbrıs’ta almıyor mu?
Ben, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu durumunu eleştiriyorum. Muhafazâkar kimlikli isen, kumarhane filan açmayacaksın. Açamazsın. Şayet bu yola bir tevessül ettin mi, halkın senden kumar-haneden başka, farklı ” hane ” talepleri olur ki, onlara da hayır diyemezsin. Hane hane ge-zersin.
Seni, Milli Gazete yazarlarına havale ediyorum. Takip ediyorum, yıllardır bir milim sapmadan aynı yolda ilerledikleri gibi, Erdoğan’ı da iğnenin deliğinden geçiriyorlar.
Açılış demişken; mesela bir lokanta açılışına gitseniz, en azından bir tas çorba içmez misiniz? Nezaket kuralıdır. O halde Sayın Başbakan, hazır kumarhane açılmışken, bulacaksın 3 kişi daha, kuracaksın kareyi… Al papazı, ver kızı…


