Orhan Gencebay’dan bir şarkıdır, yazıklar olsun yazıklar olsun kula kulluk edenee yazıklaaar olsun.
Geçen gün Fakülte Hastanesi’ne bir arkadaşı ziyarete gideyim dedim. Çıktım yola saat 9′da bindim Çarşamba otobüsüne saat 11′de hastanede oldum. Vay be dedim, adamın biri Almanya’dan binse uçağa 2 saatte Türkiye’de oluyor, bende Çarşamba’dan binsem otobüse 2 saatte 60 km yolu zor alıyorum.
Bizim Çarşamba otobüsleri maşallah samsuna 50 dakika bilemedin 1 saat de ulaşıyor. Sadece sırtımıza yolcu almıyorlar sağolsunlar!
Neyse ulaştık Samsun’a. “Hastane arabalarına nasıl giderim abi” diye sordum dolmuşçu kardeşe “meydan arabalarına binecen, bi 10 dakika yürüyecen, sonra hastane arabalarının durağı var limana yakın. Ona bineceksin kardeş” dedi. Meydan’a giden arabalara bindim, 10 dakika yürüdüm, hastane arabalarına bindim ve 2 saat sonra, en sonunda ulaştım. Oh be dünya varmış. Geldim ama şimdiden geriye nasıl döneceğim diye düşünmeye başladım. Hastane arabasına bineceğim, Liman’da ineceğim.10 dakika yürüyeceğim. Çarşamba otobüslerinin kalkacağı durağa gideceğim, otobüse bineceğim 2 saat sonra Çarşamba’da olacağım. Vay be 120 km.lik yola 4 saat harcayacağım. Kardeşim kimse hastalanmasın lütfen kendinize çok iyi bakınız, ne olursunuz.
Asıl konumuza gelmedik, şimdi asıl konumuz maddi külfet. Çarşamba-Samsun arası 4 lira, Meydan’a 1.75 lira, Liman’dan Fakülte Hastanesi 2 lira, etti mi 7.75 lira. Yani gidiş geliş 15 lira, 4 kişi gitseydik ailecek 60 lira. Vay be; kardeşim daha su içmedik, bir şey yemedik cepten 60 lira sadece yol parası çıktı.
Hep birlikte söyleyelim mi Orhan Gencebay’ın şarkısını: Yazıklar olsun yazıklar olsun kula kulluk edene yazıklar olsunn. Birde benden dinleyin bu şarkıyı: Yazıklar olsun yazıklar olsun koyun gibi olan ,kuzu gibi olan biz insanlaraaaa, yazıklarrrr olsunn.


